Bir kamu kuruluşunda görsel iletişiyorum
Simitçi ne yapar? Simit satar. Programcı ne yapar? Program geliştirir. Kodcu ne yapar? Kod yazar.
Görsel iletişimci ne yapar? Görsel olarak iletişir. Himm olmadı galiba. Görselliğe iletişir. Bu da yemedi. Görselliği iletir. Gene tutmadı. İletişimde görsel öğeleri öne alır. Hımm belki yenebilir.
Biz programcı familyası için iletişim IP üzerinden gerçekleştiği için ve görsellik bizim için son sırada gelen yegane unsurlardan biri olduğu için görsel iletişim bizim için yeni bir terim. ( Aslında yeni bir terim değil, sadece biz yaptığımız şeylerin yeni bir terim olduğunu yeni öğrendiğimiz için yeni bir terim ) Ve oldukça da popüler olmuş bir terim. Öyle ki CSS ve XHTML bilen, hatta o kadar ki Valid! kod yazabilen, Photoshop kullanabilen herkes Görsel İletişim ve Tasarım Uzmanı olmuş durumda. ( Ben kendilerinin yalancısıyım. Kendileri kendilerini öyle sunuyorlar ) Hatta öyle ki Görsel İletişim ve Tasarım San’atçıları bile mevcutmuş.
Bu durum gene bende bir gerilime neden olmuş durumda. Yüksek voltaj sinirlerimi germekte.
Çünkü şöyle fena bir durum var. Görsel iletişim uzmanları Css, XHTML gibi beginner level şeyleri bilmekle kalmıyorlar, aynı zamanda ASP, PHP gibi intermediate şeyleri de biliyorlar. Bunun yanında Photoshop ile çiziktirebiliyorlar. (ki bence görsel iletişim konusunda giren ilgilenmeleri gereken tek şey bu olabilir.) Ama maalesef programcı familyası yıllar önce beginner levelleri binlerce experience ile atlamış olsa, intermediate, upper intermediate alanları güzel itemlarla geçmiş olsa; expert levellerda yıllarca gezinse bile asla elit olan “Görsel İletişim Uzmanı” olamıyorlar.
Oysaki olayın gerçekliği tam tersi bir durum. Şimdiki faal olarak sunulan duruma göre pazarlama öyle bir rol almış ki sanki görsel iletişim uzmanları olmasa iskelet olmayacak sanılıyor. Daha doğrusu bu imaj verilmeye çalışılıyor. Oysa ki koder, programcı dediğimiz familya iskelet, görsellik ise sadece bu iskeletin üzerine giydirdiğimiz deriden ibarettir. Yani programcı ve koder familyası olmadan siz oturduğunuz yerden istediğiniz kadar görsel iletişibilirsiniz, mesela saçlarını tarayıp sakalınızı simetrik keserek görselliği yansıtabilirsiniz, işe yaramaz. Ama programcı görsellik olmadan da işini görebiliyor. Yıllardır da bu iş böyle yürüyor.
Görselliğe ihtiyacımız var mı? Var tabii. Yapılan bir programın güzel görünmesi, insanların kafasını karıştırmayacak kaidelerle sunulması, velhasılı kelam programlamanın temel amacı olan “zor işleri kolay kılma” işlevine yardımcı bir işlev olarak görselliğin katılmasına tabii ki kimse “yooo, hayır!” diyemez.
Ama yıllardır hep arkaplanda kalmış olan programcı familyasını elinizle iterek, daha doğrusu omuzlarına basarak öne geçme ya da yükselme hevesinde olmayınız.
Ansugo görsel iletişim tasarımcısı olarak bir CV yazsaydı emin olun (hadi Css, HTML neyse..) CV’sine PHP, ASP, C biliyorum diye yazmazdı. Çünkü bu yapılan ayıptan başka birşey değildir. Bir PHP’nin bir ASP’nin ya da diğer bir “programlama dilinin” ( programlama dili diyoruz, çünkü CSS ve HTML programlama dili filan değildir, işaretleme dilidir. Hatta CSS bir dil filan da değildir henüz, tanımdır. Nesneye yönelik programlama yapmamış, nesnelerin özelliklerini muhtelif bloklarda değiştirmemiş, nesne özelliklerini text dosyalarında saklayıp sonra tekrar tekrar kullanmamış kişiler için evet CSS de bir dildir.) görsel iletişim ve tasarımla hiçbir alakası olmadığını bilerek bunu yazardı. Çünkü Ansugo programcı olarak bir CV yazsaydı CV’sine “Görsel İletişim Uzmanı” yazmazdı. Gene bunu yazmadığı gibi görsellik babında yazabileceği yegane unsur “ihtiyacı karşılayacak, ufak değişiklikler yapabilecek kadar grafik işleme bilgisinin olduğu” olacaktı.
Ama biz uzun zamandır “bonus” etkisinde olduğumuz için CV’mize her otu her naneyi yazmayı bir “bonus” olarak görmekteyiz. Örneğin bugün daha önce uğraştığım ve her “hello world” yazdırdığım dilleri CV’me yazacak olsam herhalde 30′u geçer liste. Ama bunlar içinde benim gerçek bir programlama yapacağım dil en fazla üç bilemediniz beştir. Ama madem bir “görsel iletişim uzmanı bile dalıyla alakası olmayan bir şekilde CV’sine PHP programlama biliyorum diye yazıyor o zaman bende yazayım” diye düşünüyor geri kalan familyamız. ( Gerçi programlama familyasına özgün özelliklerden bir diğeri üçüncü dilden sonra bir dil öğrenmenin birkaç gün, geliştirmeye başlamanın birkaç hafta, iyi geliştirmenin birkaç ay sonra başlayabileceği yönündedir. Ama buna burada değinmenin ne faydası var orası ayrı tabii )
Görsel iletişim uzmanı arıyorum ve CV’sinde PHP bildiği yazıyor. Ben olsam bu kişinin görsel iletişebildiğinden bile şüphe ederdim. Programcı ve iyi derecede photoshop bildiğini yazıyor. Aradığı programcıda PS yetenekleri arayan işveren varsa o işyerinde çalışmayın.
Yumurta-tavuk olayları, sap-saman dolayları.
( Biraz güdümlü yazdığımın farkındayım. Kemiği olmayan dil sivrilmiş de olabilir. Ama farazi konularda geyik çevirenler çoğalınca bizim de içimiz de daral bastı. Darlanduk )
Benzer Yazılar
Yorum Yap
XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

21 Aralık 2006 |


Etiketler:


Henüz yorum yapılmamış.