Blog kimin içindir?

Yazan: Faruk Enes | Tarih 31 Ocak 2008 | Yorum  3 Yorum
BerbatKötüOrtaGüzelHarika 7 kez puan verildi, Ortalama: 2.14 (5 üzerinden)
Loading ... Loading ...

Zannedersem 2000-2001′den beri bir şekilde bir log tutuyorum. Kendi yazdığım yazılımla da tuttum, başka yazılımları modifiye ederek de tuttum, bloggerda da tuttum, şimdi de wordpress ile de tutuyorum. Tutmak diyorum çünkü bu sitede ya da eski zamanlarda yaptığım işin log tutmaktan farklı olmadığını düşünüyorum. Arasıra makale olabilecek şeyler çıksa dahi o çıkan makale tadındaki şey uzun bir logdan ibaret benim için. Fikrin logu, çalışmanın logu, gezintinin logu, vs.

Ancak internet üyle daha yeni yeni tanışan ve girdiği bu karşısında şaşkınlıktan ne yapacağını şaşıran kişiler blog konusunda da şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. ( Siteye eklenen yorumlara rağmen yayınladığım yorum sayısını görüyorsunuz. Ne cevher yorumlar var. Onlari bir 10 sene sonra yayinlamak üzere saklıyorum. )

Blog ya da log tutmak tamamen kişisel birşey, daha doğrusu kişisel bir tercih. Log tutmayadabilirim aslında. Mesela bir aylık bir çalışma ya da bir günlük bir sorunla boğuşma sonucunda çıkan bir tip’i siteye eklemeyebilirim. Çok hoşuma giden bir videoyu eklemeyebilirim. Ya da okuduğum bir konu hakkında aklımdan geçen şeyleri bir yorum olarak yazmayabilirim.

Ama yazıyorum/ekliyorum çünkü canım böyle istiyor. Kimi zaman eklediğim şeyleri kendim için ekliyorum. İleride dönüp sitemden bakabilmek için. Kimi zaman eklediğim şeyleri arkadaş çevrem için ekliyorum. Çünkü genelde aynı konularla uğraştığımızdan aynı sorunu çözmek için uğraşmasınlar diye. Çok nadir olmakla beraber kimi zaman da eklediklerimi herkes okusun diye ekliyorum. Mesela özellikle eklediğim yorum içeren şeyler bu tarzda.

Yani bu tamamen bir kişisel tercih meselesi. Şöyle ki, bugun bu logu kapatsam kişisel bilgisayarımda gene böyle bir log tutmam gerekecek. Yani tercih etmemi sağlayan neden bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Ben bu ihtiyaç madem var diyorum, bunu en kapsamlı ağda yayınlayayım ki bildiklerimi başkaları da bilsin, sevdiklerimi başkaları da görsün, nefret ettiklerimi başkaları da duysun.

Bana gelecek en saçma yorum herhalde popülerlik kaygısı içinde olduğum olmalıdır. Çünkü ben yaptığım işin farkındayım. Kişisel sitemle popüler olmak gibi bir hırsım olsa daha farklı şeyler yazar daha farklı konuları ele alırdım. Mesela oturur dot net hakkinda yazilar yazar (flame başlıyor), güvenlik konularına girer, hiç olmadı saçma sapan şiirler, hikayeler yazardım.

Popülerlik kaygım yok. Çünkü ne yaptığım işten ne tuttuğum logdan para kazanırım, köşe olurum, aman altıma bir bugatti çekerim diye bir beklentim yok. Kaldı ki kimi zaman popüler olduğumuz zamanlar kimi zaman da ortadan kaybolduğumuz zamanlar oldu. Ama popülerlik şöyle birşeydir; siz popülerken mesela aranan kişiyken herkes sizden birşey almak ve sizi sonuna kadar sömürmerk ister. Ancak bir yandan da sizin defolup gitmenizi ister. ( Mesela benim bazı şeylerden elimi ayağımı çekmemi “Allahın bir lutfu” olarak gören de varmış, göt için kına appletimiz yakında geliyor… ) Siz de bir süre sonra sıkılıp ortalıktan kaybolursunuz. ( Benim tabirimle yeraltına girersiniz ) Ve görürsünüz ki kimse sizi aramıyor bile. O zaman anlarsiniz ki populerlik aslinda bir pop ürünü, yani gelip geçici birşey.

Kaldı ki bir manken işi gereği sürekli popüler olmak zorunda olabilir. Onla bunla göz önünde yatıp kalkmazsa popüler olmayacağı için iyi paralarla işini yapamayabilir. Ancak bizim ki kendi köşesinde dar bir çevrede bir derviş gibi yaşayan adam için popülerlik de ne ola ki? İhtiyacımız mı var ki? Şarkı mı söylüyoruz, mankenlik mi yapıyoruz, nedir yani?

Diyebilirsiniz ki Ansugo bu yaziyi neden yazip kafamizi şişiriyor.

İnternet ü ile yeni tanışmış ve bunalımı içinde olan, dünyayı bir yarıktan görüp mutlu olan pop ürünü kişiler gördükleri her yorum kutusunu sanki bir yorumu varmış gibi doldurmaya çalışıyor. Haliyle ortaya çıkan daha doğrusu bize gelen şeyler küfürler filan oluyor. Adam o kadar cahil o kadar zonta ki bir sitede gördüğü bir yorum hoşuna gitmediği zaman “yorum kutusu”, “yorumunuz” yazısını gördüğü yere bildiği tüm lümpen küfürleri döşeyiveriyor. Aynen youtube’da olduğu gibi, aynen diğer sitelerde olduğu gibi.

Yani aslinda bir log tutmak yapılan işin bir log tutmaktan ibaret olduğunu ancak bir 10 sene sonra anlayacak kişileri başınıza musallat etmesi açısından oldukça sakat bir durum. Yani bir manada elinizi taşın altına sokuyorsunuz anlamına geliyor. Bu iş hele de bizim gibi herkesle iyi geçinmek için yalakalık yapmak ya da diğer bir tabirle her telden çalmak gibi bir sıkıntısı olmayan adam için bir zaman sonra bir zul haline de gelebiliyor.

Özetle şunu belirtmekte yarar var. Kişisel siteler kişisel şeylerdir. Eğer yazılanı beğenmiyorsanız demek ki yazılan şey sizin için yazılmamıştır. Eğer yazılandan birşey anlamıyorsanız (ve hatta anlamanızda bir 10 sene içinde mümkün değilse) gene yazılan şey sizin için yazılmamış demektir. Eğer yazılan şey size çok sıra dışı gelmişse ya da yazılan şeyi anlamakla uğraşmak zorunuza geliyorsa o yazılan şey gene sizin
için yazılmamış demektir.

Eğer bu yazıdan birşey anlamadıysanız sizin iyi bir tedrisattan geçmeniz gerekiyor demektir. Bu tedrisatı da çeşmelerden içemez, havadan koklayamaz, hele hele o içi boşaltılmış ilk-orta-lise-üniversite sisteminden öğrenemezseniz.

En iyisi mi siz kendinize bir ermiş bulun. Ermiş bulamıyorsanız derviş de olur.

Yazdır Yazdır | 629 Görüntülenme | Kategori: Yaşam, İnternet | Trackback  Geri İzleme
Etiketler  Etiketler: , ,

Benzer Yazılar


Yorum Yap


(gerekli)

(gerekli,yayınlanmaz)




XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>