İnternetten Alış Veriş Yapın
Ben yapın diyorum ama Tüketiciler Birliği Başvuru Merkezi Başkanı Aydın Ağaoğlu internetten alış veriş yapılmasını tavsiye etmediğini bildirmiş. Nedeni malum, kredi kartı dolandırıcılıkları yüzünden.
Son zamanlarda kredi kartı bilgilerini aşırmak isteyen sözde alışveriş siteleri peydah olmuş ve bu yüzden tüketiciler mağdur oluyormuş. Bu soruna en kesin çözüm ne olabilir? Tabiki internetten alışveriş yapmayın demek. Ne harika! bir çözüm önerisi, tebrik ediyorum kendilerini.
İlgili haber şurada, ben size kısa bir bölümünü aktarayım:
Mesafeli satış yapmak isteyen firmalar, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının iznine tabi olmalı. Firmanın faaliyet izni teminat şartına bağlanarak güven ortamı oluşturmalıdır. Tüketiciler görmedikleri, vasıflarını bilmedikleri ürünleri satın almaktan kaçınmalı, ihtiyaçlarını satış yerlerinde görerek satın almayı tercih etmelidir. Son zamanlarda artan dolandırılıcılık olayları nedeniyle internetten alış verişi tavsiye etmiyoruz. Kredi kart bilgilerinin internet ortamında paylaşılmasının ağır sonuçları olacağını unutmamalıdır. İnternet üzerinden alış veriş yapan ve kandırılan tüketiciler bankalarıyla görüşerek ödeme işlemlerinin iptal edilmesini istemelidirler.
Tüm dünyada kredi kartı kullanılmasının iki ana nedeni vardır. İlki, tüketiciye kısa yoldan kredi sağlanır, ikincisi ise güvenlidir. Bunun yanında ekonomiyi kayıt altına alır, tüketiciye çeşitli satın alma avantajları sunar vs.. gibi bir sürü yan faydaları olsa da tekrar ediyorum güvenli olduğu için kredi kartı kullanılır.
Satıcı tarafından bakarsak, sattığınız ürünün tutarı anında(veya banka ile anlaşmanıza göre 1 ay sonra) hesabınıza geçer, ürünü sattığınız kişi kayıt altına alınmış birisidir(bisküvi satıyorsanız kime sattığınız önemli olmayabilir ama ya mermi satıyorsanız?), tüketici sizin kayıtlı ve takip edilebilir olduğunuzu bilerek güven duyar(ürünü satıp 3 gün sonra buhar olup gidemeyeceksiniz), kredi kartının getirdiği ek avantajları kullanarak 1 ürün alacaksa 2,3.. ürün birden alabilir…
Tüketici tarafından bakarsak, yanınızda çok fazla nakit bulundurmak zorunda kalmazsınız(cüzdanı düşürmüşüm diye farkettiğinizde iyiki yanımda nakit yoktu dediğinizi duyar gibiyim), tüm alışveirşlerinizi takip edebilirsiniz, 5 ay para biriktirip istediğiniz LCD tvyi almak yerine önce LCD tvyi alır sonra parasını ödersiniz. Günün birinde, olurda internetten alışveriş yaparsanız ve sipariş ettiğiniz ürün gönderilmezse ve telefon ile ilgililere ulaşamazsanız bankanıza 1 telefon açarak(ve bazen 5 satır dilekçe de yazarak) hesabınızdan çekilen tutarı aynen geri alabilirsiniz. Gerçekten…
Kredi kartı ile satış yapacak tüm işyerlerine bir sürü döküman gönderilir. Bunların içinde “Charge Back” diye tabir edilen bir bölüm bulunur. Burada uzun uzun güvenlik gerekçelerinden bahseder ve satış yaptığınız kişinin gerçekten o kartın sahibi olup olmadığını belirlemek işyerine aittir diye belirtir. Mesela ben birisine kredi kartı ile satış yapacaksam, kredi kartın üstündeki isim ile bana gösterilen kimlikteki ismin aynı olmasına dikkat etmeliyim, kredi kartının arkasındaki imza ile, alış veriş sonunda bende kalacak slipe(alışveriş sonunda size verilen ufak kağıt parçası, şimdilerde imza yerine şifre kullanılıyor) atılmış imzanın aynı olmasına dikkat etmeliyim ve bu slipi saklamalıyım. Peki neden?
Banka, satış yapılan kişinin o kredi kartına gerçekten sahip olup olmadığını belirleyemez, dolayısıyla satış yapan kişi bazı ön kontrolleri gerçekleştirmeli ve gerekli belgeleri elinde bulundurmalıdır. Aksi durumda ne olur? İşte o zaman charge back denilen durum devreye girer.
Benim bilgim dışında bir tutar kartımdan çekilmiş olsun veya daha önce alış veriş yaptığım firma 5 lira çekeceğine 10 lira çekmiş olsun. Bankamı arayıp şikayetimi ilettiğimde, banka satışı yapan firma ile görüşür ve bu satışı ispat etmesini ister. Firmanın elinde çekilen tutara ait, sizin imzaladığınız slip yoksa banka o tutarı ilgili firmanın hesabından sizin hesabınıza aktarır.
Peki kartınız çalındı diyelim hatta beraberinde kimlikte gitti. Alış veriş sırasında kredi kartının arkasındaki imza ile slipteki imzayı karşılaştıran satıcı aradaki farkı görünce satışı anında iptal edebilir veya çipli bir kartınız varsa zaten şifrenizi kimse bilmediği için kartınız ile alışveriş yapamaz. Hem yapsa bile bu tüketicinin sorunu değildir. Satıcı gerekli dikkati göstermediyse slipteki imza ile sizin imzanız örtüşmeyeceğinden paranızı iade alırsınız. Tabi çipli kart kullanıyorsanız ve şifrenizi doğum tarihiniz yaptıysanız başınıza her iş gelebilir…
Bazı durumlarda para iadesi süreci uzar(mesela sahte imza gibi) ancak bazı durumlarda bir telefon ile(mesela internetten aldığınız ürün gönderilmediyse) iade alabilirsiniz. En kötü ihtimal 3,5,15 ay uğraşır paranızı iade alırsınız, fakat hakkınızı aramak için bu kadar sıkıntıyı da göze alamıyorsanız siz kredi kartı da kullanmayın bence. O kadar formu doldur, sözleşmeyi oku, sonra haftalarca kartın gelmesini bekle…
Kredi kartı güvenlidir, ama her araç gibi kullanmasını ve özelliklerini bilmek gerekir. Yeterki şifrenizi başkalarına söylecek veya internetten önünüze gelen formlara doldurmayacak kadar bilgisiz olmayın. Tanıdıklarınızın bile kolay kolay tahmin edemeyecekleri bir şifre kullanın ve internetten alışveriş yapacaksanız daha önce ilgili siteden alışveriş yapan birileri varmı araştırın. Googlea ilgili sitenin adını yazmak bu kadar zor olmasa gerek?
İyi alışverişler.
Yazdır
| 318 Görüntülenme | Kategori: Gündelik Yaşam, Yaşam |
Geri İzleme
Etiketler: kredi kartı, charge back, alışveriş, guvenlikBenzer Yazılar
Yorum Yap
XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

12 Ekim 2008 |



Henüz yorum yapılmamış.