Tüketici Mahkemesi Sabit Ücrete Devam Dedi
Geçen günlerde turk.internette gördüğüm bir haberden sonra bu konuda yazmak istedim. Çok öncelerden beri bu konu aklımda olduğu için gördüğüm her haberi, her kararı usanmadan okumuşluğum vardır. Hatta konuyla ilgili bilgisinin veya tecrübesinin olabileceğini düşündüğüm kişilere bazı sorular sormayı da ihmal etmemiştim.
Bu olay ilk olarak, bir TT müşterisinin tüketici hakem heyetine sabit ücret konusunda şikayatette bulunup, şimdiye kadar ödediği tüm sabit ücret tutarını geri aldığının haberi ortalarda dolaşınca patladı. Hatta bu haber turk.internette de yayınlanmıştı. O sıralar pek çok sitede tüketici hakem heyetine başvurup ödenen ücretlerin geri alınabileceği filan atılıp tutuluyordu. Neyse, durumun net anlaşılması için olayı özetlersem:
Turk Telekomdan sabit telefon hizmeti alan bir müşteri her ay ödediği sabit ücretin haksız olduğunu düşünüp Beykoz tüketici hakem heyetine dilekçe ile şikayetini iletmiş ve şimdiye kadar ödediği tutarların kendisine iade edilmesini istemiş. Hakem heyetide tüketiciyi haklı bulmuş. Ardından TT tüketici hakem heyetinin kararına itiraz etmiş, konu tüketici mahkemesine taşınmış ve mahkeme, kararı tersine çevirerek tüketiciyi haksız bulmuş. Bu durumda tüketici geri aldığı tüm sabit ücreti iade edecek ve hatta mahkeme masraflarını da karşılayacak.
Bu durumu turk.internet şu sözlerle gayet normal karşılamış:
…telekom fiyatları konusunda tüketicinin hakkını arayabileceği noktalar var ama “sabit ücret” bunlardan birisi değil. İşte Beykoz Tüketici Hakem heyetinin ciddiyet taşımayan ama basında sabit ücretin kalkabilecekmiş gibi haberler ile verilmesine yol açan kararı, Tüketici mahkemesi tarafından iptal edildi.
Peki neden böyle birşeyi normal karşılıyorlar hemen onu da belirteyim. 2006 yılında Tüketici Dernekleri Ferasyonunun aynı konu ile ilgili Danıştaya açtığı davada Danıştay şöyle bir karar vermiş:
Her an konuşma hakkı sağlanması, başka deyişle görüşme zamanları dışında oluşan bilgi alışverişi hizmetinin, arayan numaranın abone tarafından görülmesi gibi ek hizmetlerin ve sistemin tesisinin çalışır durumda bulunması için yapılan işletme maliyetlerinin karşılığı olarak sabit ücret alınması yasaya aykırı değildir.
Türk Telekomda bu karara dayanarak sabit ücret almaya devam ediyor ve devam da edecek. Fakat benim içime sinmeyen bazı noktalar var.
Şöyle bir hayal kuralım. Türkiyede tek sabit telefon hizmetini veren TT olmasın. 2-5 şirketin daha bu hizmeti verdiğini düşünelim. Tüketici olarak bir seçim yapacağımızda hangi şirketi seçersek seçelim bize ”her an konuşma hizmeti” sağlayacağını ve konuşma yapmasak bile bize ulaşılamadığında meşgul, ulaşılamıyor gibi bir hizmet vereceğini, yani “görüşme zamanları dışında oluşan bilgi alışverişi”ni sağlayacağını biliriz. Neden? Ortada telefon ile konuşma hizmetini sağlayan bir şirket varsa heralde bunları sağlamak için o şirket kurulmuştur değil mi? Mesela cep telefonu hattı alacağımızda ben heran ulaşılabilir olacak mıyım, bana ulaşılamazsa meşgul yada ulaşılamıyor bilgisi beni arayana iletilir mi diye sormuyoruz. Neden? Zaten “telefon ile iletişim” hizmeti satmak bunu gerektirir çünkü. Peki “arayan numaranın abone tarafından görülmesi gibi ek hizmetler” ve “sistemin tesisinin çalışır durumda bulunması için yapılan işletme maliyetlerinin karşılığı” ne olabilir? İlk bölüm adı üstünde “ek hizmet”. Zaten bu hizmeti kullanmak isteyen olursa verir ücretini kullanır.
Hayalimize dönüş yapalım. Eğer birden fazla şirket olsa ben “telefon ile iletişimin yanında şu şu hizmetleri de verirsem görüşme ücreti X lira olur veya Y lira sabit ücret alırım” veya “benim şu şu hizmeti standart olarak içeren tarifem A lira, onların olmadığı tarifem B lira” der mi? Diğer şirketlerden neden pahalı olduğunu veya neden sabit ücret aldığını başka türlü açıklayamayacağı için başka seçeneği de yok zaten. En azından verdiği hizmetlerin ücretlerini açık açık yazarak kullanıcı tercihine bırakacağı kesin. Mesela cep telefonlarını SMS olmadan düşünemeyiz ama kullanmak istemezseniz standart olarak açık olan ve ayrı olarak ücretlendirilen SMS hizmetini bile kapattırabilirsiniz, üstelik bu hizmetin bedeli açık ve ayrı olarak sizin faturanızda gözükür.
“sistemin tesisinin çalışır durumda bulunması için yapılan işletme maliyetlerinin karşılığı” ise tamemen saçmalık. Ne yani, ben şimdi sabit telefon hizmeti veren bir şirket kursam ve alt yapı için yaptığım yatırımdan sonra benden hizmet almak isteyen müşteriye “efendim ben yatırım yaptım, siz de bana destek çıkın da yükümü biraz hafifleteyim” mi diyeceğim. Hadi ben deliyim ve dedim diyelim, bunu duyan kaç müşteri gelir benden hizmet alır. Benim yaptığım maliyet müşterimi ne ilgilendirir? 4. bir GSM operatörü kurulsa “ehhm öhhm ben yatırım yaptım o yüzden sabit ücret alıyorum” mu diyecek?
Hadi yatırım maliyetini karşılıyormuş gibi algılamayalım da, sadece bize sağlanan hizmetin kesintisiz olması için para alınıyormuş gibi düşünelim. O zaman daha vahim bir durum yok mu? Sabit telefon hizmeti aldığım bir şirket bana bu hizmeti düzgün ve kesintisiz sağlayabileceğini garanti edemiyorsa neden ondan hizmet alayım ki? Mesela KabloTV için aylık sabit ücret ödediğinizde hem hizmetin kesintisiz ve düzgün çalışmasını hem de o ay boyunca TV yayını hizmeti alacağınızı biliyorsunuz. Bu durumda KabloTV de kesintisiz hizmet için ayrı ücret TV yayını için ayır ücret almalı. Sonuçta ben sistemi kullandığım için para ödüyorum, hadi bir sefere mahsus bağlantı ücreti digi birşey de ödemeyi kabul edeyim ama hangi akıllı insan kullanırken zaten parasını verdiği bir hizmetin sürekliliği için de para öder? “Ayy ben bu hizmeti çok sevdim, noolur bunun sakın kesmeyin, hatta ben her ay size sistemi ayakta tutabilmeniz için para vereyim, nooolur”. Peehhh.
Tüm bunları bir tarafa bırakıyorum. ADSL hizmeti aldığınızda kullanmayacak olsanız bile telefon hizmeti de satın almak zorunda kalıyorsunuz. Ne sebeple biliyor musunuz, size port atanması için hat tahsis edilmesi gerektiğinden(TT yalancısıyım). Peki öyleyse, ben sadece telefon hizmetide alsam sadece ADSL hizmetide alsam sonuçta o hat bana tahsis edilecek. Ben hem istemediğim telefon hizmeti için sabit ücret ödüyorum hem ADSL için bağlantı ücreti ödüyorum ve araştırıp bulabildiğim kadarıyla ADSL hizmeti ile telefon hizmetinin teknik olarak bir bağımlılığı yok. Sonuçta hangi hizmeti alırsam alayım o hat kapıma kadar gelecek ve bana tahsis edilecek. Ben hizmetten birini dahi alsam tahsis ücretini zaten ödüyorum, üstelik kullanmadığım ve kullanmak istemediğim bir hizmeti de zorla almak zorunda kalıyorum.
Hukuçu değilim ama mahkemelerimizin teklojik konularda verdiği kararları değerlendirebilmek için hukuk bilgisine sahip olmak gerekmiyor. Verilen kararlar bilmem ne yönetmeliğine veya yasasına uygun olabilir ancak ortada mantıksız ve saçma birşeyler olduğu aşikar. Bunun daha da vahimi, teknolojinin içinde olanlar bile bu saçmalıklara karşı çıkacaklarına, neden mantıksız olduklarını açıklayacaklarına bu tür durumları normal karşılayabiliyor. Şimdi birileri çıkıp “ama şu şu avrupa ülkelerinde de sabit ücret alınıyor” diyecektir. Orada ödediğiniz sabit ücretin karşılığı olarak mutlaka bir hizmet alırsınız. Cep telefonu örneğindeki gibi aylık 1-2 lira vererek SMS hizmetini kullandığınız için sabit ücret öderseniz ama kullanmayacaksanız da iptal ettirebilirsiniz. Aynı şekilde sabit telefon için, arayan numaranın görünmesi, telesekreter vs. gibi ek hizmetler veya şehir içiyle %50 inirimli konuşma gibi özel fiyatlardan faydalanmak için sabit ücret ödersiniz. Size hizmet vermek için hazırladıkları alt yapıyı kullanılabilir tutsunlar diye değil.
Tüm Türkiyeyi kapsayacak şekilde hizmet verecek sabit telefon operatörünün ortaya çıkması zor görünüyor ancak bölgesel operatörlere de kolay kolay izin vermeyecekler gibi gözüküyor. TT yıllarca devlet eliyle bizi soydu, biraz da özel sektör eliyle soysun bakalım sonu ne olacak…
Yazdır
| 1,102 Görüntülenme | Kategori: Gündelik Yaşam, Haberler |
Geri İzleme
Etiketler: telekom, haber, turk telekom, sabit ücret, adsl, telefonBenzer Yazılar
Yorum Yap
XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

23 Şubat 2008 |



Henüz yorum yapılmamış.