Türkiye’de Internet Devrimi Ne Zaman?
Hiçbir zaman!
Zamanında türkiye’de internet devriminin yaşanacağını, birden herşeyin değişeceğini, bunun insanlar için çok iyi olacağını filan düşünürdüm. Hatta birçok sorunun bu şekilde çözüleceğini, birçok kanayan yaranin artik kanamayacağını… Liste uzayıp gidiyor.
Bana bunları düşündüren internet’in sosyal yönüydü. Yani internet sadece kablolardan akan ışık ya da kablolardan akan elektrik akımı değil. Bir topluluk. Hani çoğunuz bilirsiniz, yerel ağ vardir, geniş alan ağı vardır bir de internet vardır. ( Arada bunların kombinasyonunda oluşan ağlarda olabilir. Önemli olan büyükten küçüğe doğru giden ağlar olması). Belki zamanında bunlar sadece birer ağ idi. Yani şirketlerin işlerini gördükleri ağlar gibi.
Ama derken bu ağların son ürünü olan internet ağdan yani basit (ya da çok karışık!) bir veri transferi olmaktan çıktı. Topluluğun adı oldu. Bugün internet derken artık kimsenin aklına TCP/IP gelmiyor. ( Haa, gelenler yok mu? Var! Ama onlar bizim konumuz olan yüzde 90′larla ifade edilen kısımdan değiller! ) İnsanların aklına “kız arkadaşı”, “okuldan arkadaşları”, “eğleneceği bir yer”, “kitap okuma salonu”, “gazete okuma salonu”, “her daim tartışabilecek alanlar”, “bir sürü yeni kişi” geliyor. Sadece bu da gelmiyor. Türkçe harici bir dil bilenler şanslı, hele ingilizce bilenler. Bu kişilerde yukarıda kısaca saydıklarımızı evrensel olarak geliştirme peşinde.
Ama Türkiye’de işler biraz farklı işliyor. İnternet türkiye’de genelde dar bir anlama geliyor. Örneğin yukarıda birkaç madde olarak saydığımız “kültür yönü” eksik internet kelimesinden anlaşılan anlamda. Genelde Türkiye’de ki internet anlayışı beşeri münasebetleri geliştirme mahiyetinde ilerliyor. ( Yeminli ifade vermek gerekirse internet kullanan sadece 15 bin kişi varken de durum bundan ibaretti. ) Bakıyoruz ADSL’i olan 2.5 milyon kişi var. Bu demek ki kafadan 20 milyon kişi internetten haberdar Türkiye’de.
Ama popularitenin kaydığı mecralar çok farklı. Her türlü istatistiğe bakabilirsiniz. Bu konuda garanti de veririm. Türkiye’den giden, Türkçe bilen çoğu kişinin dikkat gösterdiği yegane yerler beşeri münasebetleri geliştirebilecekleri yerler. ( Ben burada beşeri münasebeti özellikle söylüyorum. Zira “kız tavlama”, “oğlan tavlama”, “kız düşürme” vs gibi laflar çok kaba geliyor bana. )
Kişilerin ilgisi ve dikkati bu yönde olduğu için o kişilerin etrafındaki kişiler de interneti böyle kavramak zorunda kalıyorlar. Çünkü lansmanı yapan kişi interneti o şekilde sunuyor. Çünkü kişi internette sadece onları yapabileceğini sanıyor. Burada dikkat etmek lazım, bu kişinin sadece o tür şeylerle ilgilendiğini söylemek mümkün değil. O kişi bariz bir şekilde sadece onları yapabileceğini biliyor. Çünkü bu bir zincirleme reaksiyon. O kişiye de anlatan öyle anlatmış çünkü. Haliyle zincir birbirine benzer halkalarla devam ediyor. Bir sonraki halka bir önceki halka kadar kuvvetli olduğu için bir sonraki halkada anca o halka kadar güçlü olabiliyor. ( Bu paragrafta özellikle birçok kez çünkü kelimesi kullanılmıştır. Çünkü : )
Ama bize düşen görev de burada sanırım. İnsanlara biraz anlatmamız gerekiyor. Bu anlatışın illa televizyonda, seminerde yada başka bir yerde olması da gerekmiyor! En yakınınızdaki kişilerden başlayabilirsiniz. Siz sağlam bir halka olduğunuzda sizden sonra size takılan halkalarda sizin kadar sağlam olacak zira!
Mesela neler anlatabiliriz? Mesela bulabileceklerini anlatabiliriz. Aradıklarını nasıl bulabileceklerini anlatabiliriz. Kendilerini geliştirmek için nasıl yol izleyebileceklerini gösterebiliriz. ( Gerekirse aşağılayadabiliriz! ) İmkanları gösterip o imkanlara nasıl ulaşabileceklerini gösterebiliriz.
Ve bunun en kolay ve en sağlıklı yolu anlatmaktır. Siz arkadaşınıza anlatırsınız o da başkasına anlatır. ( Deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki bir kişiye anlattığınız ilgi çekici ya da sıradışı bir olayı aradan belli bir zaman geçtikten sonra kendi cümlelerinize benzer cümleler ile alakasız bir kişiden duyabilirsiniz! Ben uzun zaman şehir efsaneleri nasıl doğuyor diye merak ederken karşıma çıkan olaylarda anlattıklarımın anlattığım şekilde bana anlatılmasından sonra Türkiye’deki insanların iyi birer mucit olmasa da iyi birer tekrarcı olduğunu anlamış, bu olayada kafamda açıklık getirmiştim! ) ( Sunu da soymemek gerekir ki bu bahsettiğim şey çok zevklidir. Yani anlattıklarınızın size anlatılması. Cidden çok önemli birşey gibi dinlerim. Bakarım hikayem ne kadar değişmiş. ) Böylece zincir sürer gider.
Anlatmaktan korkmayın. İnsanların güdülerine engel olamazsınız ama sadece güdülerden, dürtülerden ibaret olarak yaşamamaları gerektigiğini onlara anlatabilirsiniz.
Ben anlatıyorum ve gerçekten çok hoş. Umudum olmasa da oldukça eğlenceli.
Yazdır
| 504 Görüntülenme | Kategori: Yaşam, İnternet |
Geri İzleme
Etiketler: türkiye, İnternet, devrim, kültürBenzer Yazılar
Yorum Yap
XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

18 Ekim 2006 |













Henüz yorum yapılmamış.